|
21.04.2009
Bu yazı, neden Handel, Mendelssohn kutlamaları
festival programlarında yer almıyor? diye soru soranlara
içlerini üzmemesi ve rahatlamaları için yazılmıştır.
Handel,Mendelssohn Hakkında
Büyük şehirlerimizdeki festivallerde, yüksek fiyatlarda
bilet satışı olduğunda salonlar doluyor. İçerik pek
önemli değil. Bakıyorsunuz pahallı konserlerin
bazılarında programın yarısında önemli ölçüde izleyici
azalması olabiliyor!Bu tür festivallerin ülkelerinde,
müziğe gerçekten ihtiyaç duyanlar olduğu ve bu kitleye
sunulmak üzere programlar yapılır. Özendirici ve gününün takipcisi, bilgilerin, antenlerin çok yönlü işlerlikle
kullanılması söz konusudur. Müziğin meraklıları içeriğini
iyi bilir. Genelde, herşeyden önce, birey, algılama
kriterlerini yukarıya çekmeyi kendine amaç edinmiştir.
Katılımcı olabileceğini kendine
yakıştırır. Söyleyebileceği sözü olacağını düşünür.
Nasıl buldunuz sorusuna, çok güzel ya da çok kötü
diyerek geçiştirmez. Nedenini belirtme gerekliliği
bilincindedir.
Bu ülkelerde kar amaçsız kültür hizmeti veren konserler
dolu geçer. Duyuruları yapılır. Gazete ve medyada, yer
boşluğu aranmaz. Öncelikliği vardır, çünkü kültüre
hizmettir. Bu tür konserlerle ne kadar çok ilgi
geliştirilirse festivallerdeki izleyici çıtası da
yükselir, diye düşünülür.
Bizde, kar amaçsız müzik kültür hizmetleri hor
görülür. Gazetelerin TV'lerin kültür duyurusu haberleri
programlarına yapılan duyurular bedava olmaları
nedeniyle haber yapılmazlar.
Medya duyuruları için, çok pahallı, yabancı köken ve çok kalabalıklık şarttır. (Buna aldırmayan bir iki duyarlı
kişi dışında)
Müzik kültürü gelişmiş merkezlerde, birey, kendi ülke ya
da çevresindeki bestecilik, yorumculuk ürünlerini merakla takip eder anlamıyorum demez! Sahiplenir.
Bizde 100. yılı kutlanan bestecilerimize ne yapıldığına
bakın. Kaç ilk okul öğrencimiz N.Kazım Akses, A.Sargun, C.R.Rey
adını bilir ya da duymuştur? Bu bilinç kavratılmadıkca, Handel, Mendelssohn, Haydn
bir şey ifade edebilir mi?
Osmanlıdan kalma kul olma anlayışı yaygındır. Türkiye'nin
iki üç müzik insanı belletilmiş ve onun dinleyicileri
olunmalıdır...
Gençler ne yapıyor, yeni oluşmuş topluluklar mı var?
Bunları Avrupa'dan izlemeye gelenler olduğunu, Avrupalı
toplulukların bile imrendiği Barok sesler soprano, kontratenor
gençlerimiz olduğu Handel, çağdaşı, Nayî Dede ve
diğerlerini kutladıklarını bilirler mi?
Festivallere, salonlara program düşünenlerimiz yabancı
grupları ezbere bilirler. Kendi insanını tanıma
kriterleri yeterli olmamaktan dolayı, ancak yurt dışında
itibar görenlerle bilgi sahibi olup kapılarını onlara
açarlar.
Yurt dışında marka haline gelen, ezberledikleri
toplulukların ardında bilinmelidir ki, ciddi kuruluşlar en başından itibaren,
destek bulup çalışmalarını endişesizce
başlatmışlardır. Birlikte çalışmanın uyumu yerleşince
etkinliklerini yaygınlaştırmışlardır. Kendi yaptıklarını
duyurmak için bizdeki gibi özel TV ve buna bağlı kültür
duyurusu programları yoktur. Yapılan işin duyurulması
bilincinde yetişmiş, kültürün ne olmasından haberdar
iletişimcilerle bu politikalar yürütülür. Başkalarına da
yer yoktur......
|